Bahçeli, Türkiye’nin NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi bulunmayan tek ülke olduğunu belirterek, bu durumun TSK’nın operasyonel kapasitesi açısından önemli bir eksiklik oluşturduğunu ifade etti. Cephe gerisi sağlık hizmetlerinin özel uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Bahçeli, askeri tıbbın yeniden kurumsal yapıya kavuşturulmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.
Askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılmasının milli güvenlik açısından kritik önemde olduğunu söyleyen Bahçeli, askeri hastanelerin sivil sağlık kuruluşlarından yapısal olarak ayrılması gerektiğini belirtti. Bu birimlerin savaş ve çatışma koşullarında hızlı, etkin ve özel müdahale kapasitesine sahip olması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, şehir hastaneleri ve üniversite hastanelerinin mevcut başarılarına rağmen, askeri operasyonlarda karşılaşılan ağır yaralanmaların farklı bir tıbbi uzmanlık gerektirdiği vurgulandı. Mayın patlamaları, balistik travmalar, ağır yanıklar ve uzuv kayıpları gibi vakaların, bu alanda eğitimli askeri sağlık personeli tarafından karşılanmasının önemine dikkat çekildi.
Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, askeri sağlık sisteminin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılayacak yapının oluşturulması için ilgili direktifler doğrultusunda sürecin devam ettiğini bildirdi.


















