“İnsanların gerçek sorunlarını çözmeliyiz”

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Saksonya-Anhalt (Sachsen-Anhalt) eyalet seçimlerinde AfD'nin açık ara birinci parti olmasını "Almanya demokrasisi açısından görmezden gelinemeyecek bir tehdit" olarak değerlendirdi.

ALMANYA - 07-09-2026 17:20

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Saksonya-Anhalt (Sachsen-Anhalt) eyalet seçimlerinde AfD'nin açık ara birinci parti olmasını "Almanya demokrasisi açısından görmezden gelinemeyecek bir tehdit" olarak değerlendirdi. AfD'nin bir Doğu eyaletinde aldığı oy oranının Almanya geneli için bir uyarı olduğunu belirten Karaahmetoğlu, AfD'nin yükselişine dair ancak doğru analiz edildikten sonra, doğru yanıtlar bulunabileceğini kaydederek; "Koca bir ülke yaklaşık bir yıldır Sachsen-Anhalt seçimlerine kilitlendi ve artık bugün tüm demokratları endişelendiren sonuçla karşı karşıyayız. AfD'nin bu kadar oy almasının elbette birçok sebebi var. Ancak özellikle Doğu eyaletlerindeki seçmenleri AfD'ye iten temel sebep göçmen ve Müslüman karşıtlığıdır. Öncelikle bunun altını çizmek gerekir. Bu seçim sonucuyla beraber Almanya'da cehennemin kapıları aralandı diyebiliriz." şeklinde değerlendirmede bulundu.

AfD'nin "ırkçı ve aşırı sağcı bir parti" olduğu yönündeki söylemlerin apolitik seçmen gözünde bir anlam ifade etmediğinin ve seçmenlerin AfD'ye oy vermelerinin engellenmediğinin görüldüğüne dikkat çeken Karaahmetoğlu, asıl sürecin bundan sonra başladığını belirterek:

"Bu sonucu küçümsemek, geçici bir protesto dalgası olarak görmek ya da yalnızca Sachsen-Anhalt'a özgü kabul etmek büyük bir hata olur. AfD beş yıl önce yüzde 20,8 olan oyunu yüzde 43,8'e çıkardı. Üstelik bunu seçimlere katılımın yüzde 77,8'e yükseldiği bir ortamda başardı. Karşımızda artık yalnızca hoşnutsuz seçmenin tepkisini toplayan bir parti değil, toplumun önemli bir bölümünde kök salmayı başaran aşırı sağcı bir siyasi hareket var."

Karaahmetoğlu, seçim sonucunun demokratik partilerin sorumluluğunu da ortadan kaldırmadığını vurguladı:

"Bütün sorumluluğu seçmene yükleyip kendimizi rahatlatamayız. İnsanların neden demokratik partilerden uzaklaştığını anlamak bizim görevimizdir. Hayat pahalılığına, konut sorununa, ücretlere, emekliliğe, güvenliğe ve düzensiz göçe ilişkin kaygılara sloganlarla değil, çalışan çözümlerle cevap vermek zorundayız. İnsanlar devletin sorunları gördüğünü ve çözebildiğini yeniden hissetmelidir.

SPD açısından da bu sonuçtan çıkarılacak dersler var. Sachsen-Anhalt'ta yüzde 9,3 oy almak bizim için övünülecek bir sonuç değildir. Oy oranımızı 2021'e kıyasla bir miktar artırmış olmamız, aşırı sağın yüzde 40'ın üzerine çıktığı bir gecede bizi rahatlatamaz. Sosyal demokrasinin görevi tam da insanların gelecek korkusunun büyüdüğü dönemlerde güven, sosyal adalet ve aidiyet duygusu yaratmaktır. Bunu yeniden daha güçlü biçimde başarmak zorundayız.

Ancak bunun yolu AfD'nin dilini taklit etmek değildir. Aşırı sağın güçlenmesine karşı mücadele etmek istiyorsak, onun gündemini kopyalamak yerine insanların gerçek sorunlarını çözmeliyiz. Göç politikasında düzen ve kontrolü savunmakla insanları kökenlerine göre ayırmak arasında çok net bir sınır vardır. SPD bu sınırın doğru tarafında durmaya devam edecektir."

Günün Diğer Haberleri