Avrupa Sağlık | Yazarlar

Türkiye ve Yabancı Hekimler

06 Nisan 2015, 05:55

Şubat 2012 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle Türkiye’de yabancı sağlık meslek mensuplarının çalışmasına dair usul ve esaslar belirlendi. Bakanlık bu yönetmelikle gerekli şartları yerine getiren yabancıların özel sağlık kuruluşlarında çalışmasının yolu açılmış oldu.
Bu gelişme farklı cephelerden çok farklı bakış açılarına dayanan eleştri ve destek yorumlarıyla karşılandı. Belki de aslında Türkiye’de yönetmelik ve kanunların bir çoğunda tecrübe edilen bir olgu bu; önce değişim sonra tartışma…

2012 İSTAKİSTİKLERİNE GÖRE


Tarafsız bir bakış açısı geliştirebilmek adına öncelikle birtakım bilimsel verileri incelemek yararlı olacaktır. Bu verileri 2012 yılına ait Sağlık İstatistikleri Yıllığı’ndan aktarmak mümkün. Türkiye’de 2012 yılı itibarıyla 129.772 doktor görev yapmakta ve toplam sağlık personeli sayısı 698.518 olarak gösteriliyor. Toplam doktor sayısında 2002 yılı verilerine göre yaklaşık 31000 civarında artış görülmüş. Bu yine yaklaşık %33 lük bir artışa denk düşüyor. Her 100000 kişiye düşen toplam doktor sayısı bölgeler arasında ciddi farklılıklar gösteriyor. Bu sayı en az 121 doktor ile (Güneydoğu Anadolu) ile en çok 266 doktor (Batı Anadolu) arasında değişiyor. Ortalamada 172 civarında olan bu sayı Avrupa Birliği ortalamasının yarısına ulaşırken orta ve üst gelir grubu ülkelerin ise (burada sayı 178) altında kalıyor. İlginç bir bilgi ise fakülte sayımız ve tıp fakültesi öğrenci sayımız 2002 yılından bu yana devamlı artış gösterirken fakültelerde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı da artış gösteriyor.

  SAĞLIK HARCAMALARI % 5.4         

Sağlık harcamalarına göz atıldığında devletin toplam sağlık harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya oranına göre OECD ülkeleri arasında % 5,4 ile son sırada bulunuyoruz.
Bu bilgilerden çıkarılabilecek birkaç sonuç var.
1 )Uluslararası veriler dikkate alındığında Türkiye’de ciddi bir doktor açığı vardır.
2 )Özellikler Türkiye’de coğrafi bölgeler arasında doktor yoğunluğu açısından azımsanamayacak farklar görülmektedir.
3 )Tıp fakültelerimiz kısa vadede doktor açığını kapatacak nicelikte ve nitelikte doktor yetiştirmekte yetersiz kalacaklardır..
4 )Sağlık harcamaları açısından OECD ülkeleri arasında tartışmasız kötü bir konumda bulunuyoruz.

        DOKTOR AÇIĞI VE ÇÖZÜM    
        

Bu bilgiler ışığında aslında Türkiye’nin kısa vadede doktor açığını kapatabilmek için alternatifler üretmesi gerektiğini anlamak çok zor değil. Kısa vadeyi özellikle vurgulamakta yarar var çünkü yabancı doktorların ülkemizde çalışmasını sağlayacak politikalar incelendiğinde kısa ömürlü olacaklarını görmek de zor değil.

Bu aşamada yabancı doktor, sağlık çalışanı ve bilim adamı göçünü en profesyonel yöneten ülkeye göz atmakta yarar var. Sanırım Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dünyada doktorlar için çalışılabilecek ülkeler içinde en popüler ülkelerin başında geliyor. ABD’de doktor olarak çalışabilmek için ciddi bir hazırlık dönemi ve beceri gerektiren USMLE (USMLE United States Medical Licensing Examination) adını taşıyan son sınavı Amerika’da olmak üzere en az üç ayrı sınavdan geçmeniz gerekiyor. Bu sınavlar sonrasında size ECFMG (ECFMG Educational Commission For Foreign Medical Graduates) sertifikası veriliyor. Bu safhadan sonra yapılması gereken bir işveren bularak size vize konusunda destek olmasını sağlamak. Tabi her hastanenin bir yabancı kontenjanı var ve zorlu mülakatlardan geçerek iş bulmaya çalışıyorsunuz. Tüm bu prosedür dünyanın her yerinden bilgisayar ve internet üzerinden kısmı olarak evrakların posta yolu ile gönderilmesiyle yönetiliyor. Son sınav hariç tüm sınavlara neredeyse dünyanın her yerinde mevcut merkezlerde girilebiliyor ve sonuçlar size direk olarak ulaştırılıyor. İnternetteki kendi hesabınızdan prosedür ile ilgili tüm bilgilere anında ulaşabiliyorsunuz. Son derece detaylı ve mükemmele yakın işleyen bir sistem söz konusu. Bu sistem ile ABD dünyanın her ülkesinden en yetenekli doktorları ve bilim adamlarını adil biçimde sağlık sektörüne ve bilim dünyasına kazandırıyor.

  TÜRKİYE CAZİP ÜLKE Mİ ? 
                       

Detaylara girmeden önce bir gerçeği açıklamak gerekiyor. Bir ülke doktor açığını yetenekli ve bilgi birikimi yüksek doktorlar ile kapamak niyetini taşıyorsa farklı açılardan cazip bir ülke olması gerekiyor. Sanırım tıp sektöründe bir ülkenin cazip bir ülke olup olmadığını en iyi o ülkenin içinde çalışan sağlık çalışanları değerlendirebilir. Elimizde bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın 2010 yılında yaklaşık 5000 sağlık çalışanı üzerinde yaptırdığı sağlık personeli memnuniyet araştırması vardır. Bilimsel açıdan tarafsızlık ilkelerine aykırı olabilecek potansiyel taşıdığını belirtirsek bu araştırmada sağlık çalışanları meslek gruplarına ayrılmadan değerlendirilmiştir. Göze çarpan sonuçlardan bazıları sağlık çalışanlarının motivasyon düzeylerinin olumsuz düzeyin hemen altında veya sınırında olduğunu göstermektedir.
Bu görüşler gelir düzeyine ters orantılı olarak farklılık göstermektedir. Kadınların tüm sorularda erkeklere oranla daha olumsuz görüşler belirttiği görülmektedir. Performans sistemi ankete katılanlar arasında olumsuz karşılanan değişikliklerden biridir. Asistan hekimlerin yalnız üçte biri örgün ya da hizmet içi eğitimi yeterli bulmuştur.
Hastanelerin özerkleştirilmesi yine olumsuz bulunan konulardan bir tanesidir.
Tam gün yasası doktorların yarısından fazlası tarafından olumsuz bulunmaktadır.

  OECD’YE GÖRE TÜRKİYE      
 

Buna Türkiye’nin sağlık sistemini OECD sağlık sistemleri incelemelerinde birçok farklı faktörler göz önüne alarak incelemek mümkün. Elde olan bu veriler sağlık sistemimizin daha henüz gelişme aşamasında olduğunu ortaya koyuyor.
Bu bilgilere Türkiye’de üniversitelerimizin içinde bulunduğu şartları, sağlık hizmeti açısından bölgeler arasındaki farkları, özel sağlık kuruluşlarının çoğunluğunun sağlık hizmetlerine hem hastalar hem de çalışanlar bazında para ekseninde yaklaşımını, sağlık kuruluşu denetimlerindeki eksikleri ve en önemlisi Türkiye’de sağlık çalışanlarına karşı giderek artan şiddet tehditini eklersek ülkemizin nitelikli yabancı sağlık çalışanlarına ne kadar olumlu bir tablo çizeceğini tahminde zorlanmayız.

PEKİ SONUÇ NE OLACAK?

Eğer ülkemiz yurtdışından ithal edeceği sağlık gücüne maddi ve manevi şartlar açısından uzun vadeli çekici bir ortam sağlamaktan uzak kalırsa bakanlık tarafından sunulan bu imkan niteliksiz sağlık elemanları tarafından kısa süreli olarak ve verimsiz olarak kullanılacaktır. Görünen o ki, zaten şimdiye kadar başvurular sağlık hizmetlerinin ülkemizden çok daha düşük seviyede olan Doğu Avrupa ve bazı Asya ülkelerinden çok sınırlı denebilecek seviyede olmuştur.

SAĞLIK SİSTEMİNE KATKI             

Gözden kaçmaması gereken önemli bir noktayı da belirtmek istiyorum. Türkiye yurtdışından sağlık çalışanı ithal için değişiklikler yaparken bazı ilerlemeler olmasına rağmen yurtdışında çalışan Türk sağlık çalışanlarına arzu edilen şartları sağlayarak vatana geri dönüş için gerekli ortamı yaratmaktan uzak kalmaktadır. Yurtdışındaki sağlık çalışanı sayımızın ülkemizdeki açığı kapayamayacak olduğu gerçektir. Ancak iyi yetişmiş bu insanlar Türkiye’nin sağlık sistemine ciddi katkı sağlayabilecek potansiyele sahip. Bilgi birikimleri ve geldikleri ülkelerdeki sağlık sistemlerinde edindikleri tecrübe dolaysız olarak ülkemizin sağlık sistemine aktarılabilir veya uyarlanabilir. Bu konuda kişisel tecrübesi olan bir doktor olarak bakanlık açısından daha ciddiyetle ele alınmasını öneriyorum.
Genel olarak bir ülkede değişik sağlık sistemlerinden ve ülkelerden yetenekli sağlık çalışanlarının bulunması olumlu bir durumdur. Globalleşen dünyada bu belki kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Ayrıca ne kadar erken ve ciddiyetle planlanırsa o kadar iyi sonuçlar verebilecek bir gelişmedir.

Gelişmiş ülkeler yabancı sağlık çalışanlarından senelerdir kontrollü olarak yararlanmaktadırlar. Bu bizim ülkemiz için de eğer yukarıda belirtilen olumsuzlukların giderilmesi ile birlikte gerçekleşirse mümkün görünmektedir. Bu konu çok kapsamlı bir konudur ve belki de ancak bakanlık içinde ayrı ve değişik alanlarda uzmanlara sahip bir birimin yönetebileceği bir değişimdir. Sağlık politikaları ülkelerin geleceklerini yakından ilgilendiren ve uzun süreli etkileri olan politikalardır ve kesinlikle iç politikaya ya da kısa süreli kazanımlara alet edilmemelidir.

Doç. Dr. med. Can Yerebakan

Abteilung für Kinderherzchirurgie
Kinderherzzentrum Gießen
Universitätskliniken Gießen und Marburg, Standort Gießen
Feulgenstr. 12 35385 Gießen

Avrupa Sağlık
 Avrupa Sağlık internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Avrupa Sağlık Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Erken teşhis hayat kurtarır! Ambulans uçaklar yurtdışına da uçuyor Birinci Yaşlılık Şurası yapıldı Hindistan'da sahte içki: 150 ölü
 
SAĞLIK-MİZAH
 

www.avrupasaglik.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Avrupa Sağlık Dergisi'ne aittir. Yazılı izin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Avrupa Sağlık Dergisi, Berggasse 13 67269 Grünstadt, Deutschland
Tel : +49 +(0) 177 86 133 52